Hizmet Tespiti Davasında Arabuluculuk Şart mı? Tüm detaylar bu sayfada paylaşılmıştır.
Türkiye’de iş hukuku uyuşmazlıklarının hızlı ve etkin bir şekilde çözüme kavuşturulması amacıyla 2018 yılından itibaren “Dava Şartı Arabuluculuk” sistemi hayata geçirilmiştir. Bu sistemle birlikte, işçi ve işveren arasındaki alacak verecek meselelerinin büyük bir kısmı mahkemeye gitmeden önce arabulucu masasında çözülmek zorundadır. Ancak, iş hukukunun en kritik dava türlerinden biri olan “Hizmet Tespiti Davaları” konusunda süreç diğer işçilik alacaklarından ayrılmaktadır.
Bu yazımızda, “Hizmet tespiti davasında arabuluculuk şart mı?” sorusunu güncel mevzuat ve Yargıtay kararları ışığında detaylıca inceleyeceğiz.
Hizmet Tespiti Davası Nedir?
Hizmet tespiti davası; bir işçinin, sigortasız çalıştırıldığı veya sigorta primlerinin eksik yatırıldığı sürelerin Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kayıtlarına geçmesini sağlamak amacıyla açtığı bir dava türüdür. Bu dava sadece işçiyi ve işvereni değil, aynı zamanda kamu düzenini ve devletin prim gelirlerini de doğrudan ilgilendirir.
Hizmet Tespiti Davasında Arabuluculuk Zorunlu mu?
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 3. maddesi uyarınca, iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları dışında kalan, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
Ancak aynı kanunun ilgili fıkraları ve yerleşik yargı içtihatları incelendiğinde; hizmet tespiti davalarında arabuluculuk zorunlu değildir ve hatta mümkün de değildir.
Neden Hizmet Tespiti Davasında Arabuluculuk Yoluna Gidilemez?
Hizmet tespiti davalarının arabuluculuk kapsamı dışında bırakılmasının temel nedenleri şunlardır:
- Kamu Düzeni İlişkisi: Sigortalılık hakkı, Anayasal bir hak olup kişinin üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği bir hak değildir. Yani bir işçi, “Ben sigortamdan vazgeçiyorum, bunun yerine bana para ödeyin” diyerek işverenle anlaşamaz.
- Sosyal Güvenlik Kurumu’nun Taraf Olması: Hizmet tespiti davalarının sonucunda SGK’nın prim tahsil etme yetkisi ve sorumluluğu doğar. Arabuluculuk süreci sadece işçi ve işveren arasında gerçekleştiği ve SGK bu masada yer almadığı için, kurumun haklarını etkileyecek bir uzlaşı yapılamaz.
- Vazgeçilmezlik İlkesi: Sosyal güvenlik hakları vazgeçilemez ve devredilemez haklardır. Bu nedenle, tarafların bu hak üzerinde sulh olmaları hukuken geçersiz kabul edilir.

Hem Alacak Hem Hizmet Tespiti İstenecekse Ne Yapılmalı?
Uygulamada en çok karşılaşılan karmaşa, işçinin hem ödenmeyen kıdem tazminatı gibi alacaklarını hem de sigortasız geçen sürelerinin tespitini aynı anda istemesidir. Bu durumda izlenecek yol şöyledir:
- İşçilik Alacakları İçin (Kıdem, İhbar, Fazla Mesai): Bu talepler için arabulucuya gitmek ZORUNLUDUR. Arabuluculuk aşaması tamamlanmadan bu kalemler için dava açılırsa, dava “dava şartı yokluğu” nedeniyle reddedilir.
- Hizmet Tespiti İçin: Bu talep için arabulucuya gidilemez. Doğrudan İş Mahkemesi’nde dava açılması gerekir.
Kritik Not: Eğer hem alacak hem de hizmet tespiti davası birlikte açılacaksa, alacak kalemleri için arabuluculuk tutanağının (anlaşamama tutanağı) dava dilekçesine eklenmesi gerekir. Hizmet tespiti yönünden ise böyle bir belge aranmaz.
Hizmet Tespiti Davasında Hak Düşürücü Süre
Hizmet tespiti davalarında arabuluculuk şartı olmasa da, davanın açılması için katı bir süre kısıtlaması bulunmaktadır. 5510 sayılı Kanun uyarınca, hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde davanın açılması gerekmektedir. Eğer işçi, işten ayrıldıktan sonra 5 yıl içinde dava açmazsa, hak düşürücü süre nedeniyle talebi reddedilir.
(İstisna: Eğer müfettiş raporu, SGK kayıtları veya bordrolar gibi resmi belgelerle çalışma zaten kanıtlanmışsa, bu süre uygulanmayabilir.)
Mahkemelerin ve Yargıtay’ın Yaklaşımı
Yargıtay, hizmet tespiti davalarının kamu düzeninden olduğunu her kararında vurgulamaktadır. Yargıtay’ın yerleşik görüşüne göre; taraflar arabulucuda anlaşarak bir dönemin sigortalı sayılmasına karar veremezler. Hakim, hizmet tespiti davasında tarafların beyanıyla bağlı kalmaz; resen (kendiliğinden) araştırma yaparak çalışmanın gerçekliğini bordro tanıkları, komşu işyeri sahipleri ve resmi kayıtlarla doğrulamak zorundadır.
Sonuç
Özetlemek gerekirse; hizmet tespiti davasında arabuluculuk dava şartı değildir. İşçiler, sigortasız çalıştıkları sürelerin tespiti için herhangi bir ön başvuru yapmaksızın doğrudan İş Mahkemeleri’nde dava açabilirler. Ancak unutulmamalıdır ki; aynı dava dilekçesinde tazminat veya ücret alacağı da talep edilecekse, o kısımlar için arabulucuya gitmek yasal bir zorunluluktur.
Yasal Uyarı: Bu yazı bilgilendirme amaçlı olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır.
Hizmet Tespiti Dilekçesi Yazdırmak için Dilekçe Yazdırmak İstiyorum sayfasını ziyaret edebilirsiniz. Yazılan tüm dilekçeler 0542 571 81 99 nolu Whatsapp hattı üzerinden online teslim edilmektedir.

