Hak, hukuken korunan menfaat demektir. Başka deyişle; hak, hukuk tarafından fertlere tanınan ve korunmasını isteme hususunda ferdin yetkili sayıldığı menfaattir.
Hak sahibi kimdir?
– İradesi, hukuk düzeni tarafından korunan kişiye “Hak sahibi” denir.
Kaç çeşit hak vardır?
Bağlı bulundukları Hukuk dallarına göre, “Kamu Hakları” ve “Özel Haklar” olmak üzere 2 çeşit hak vardır.
KAMU HAKLARI: Kamu Hukuku’ndan doğan haklardır. Bunlar; kişilerin, Devlet’e karşı sahip oldukları haklardır.
Bu haklarda, hakların niteliğinden kaynaklanan eşitsizlik vardır. Meselâ, seçme ve seçilme hakkı, Kamu haklarındandır. Ancak, bu haklardan faydalanabilmek için birtakım şartların gerçekleşmesi lâzımdır. Kamu görevine girme, vatandaşlığa girme gibi diğer Kamu haklan da böyledir. Yani; şartları olan Kamu görevine girebilir, şartları olan Vatandaş olabilir.
ÖZEL HAKLAR: Özel hukuktan doğan haklardır. Bunlarda kural; eşitliktir. Vatandaş da, yabancı da, kural olarak bu haklardan faydalanır.
Özel Haklar, niteliklerine göre, “Mutlak Haklar” ve “Nisbi Haklar” olmak üzere 2’ye ayrılır:
1 – MUTLAK HAKLAR
Herkese karşı ileri sürülebilen ve herkes tarafından ihlal edilebilen haklardır. Herkes, hak ve sahibinin bu tür hakkına sayg göstermek zorundadır. Saygı göstermeyecek olursa, kendisine karşı bir müeyyide (yaptırım) uygulanmasına katlanmak zorundadır.
Mutlak haklar, “Eşya Üzerindeki Mutlak Haklar” ve “Kişiler üzerindeki Mutlak Haklar” olmak üzere 2’ye aynlır:
1. EŞYA ÜZERİNDEKİ MUTLAK HAKLAR
Bu haklar, “Fikri Haklar” ve “Aynî Haklar” olmak üzere 2’ye ayrılır:
* FİKRİ HAKLAR: Fikir ürünlerinden doğan haklardır. Mesela, bir yazarın kaleme aldığı eser üzerindeki hakkı, bir fikri haktır. Bu hak mutlaktır ve ihlâl eden herkese karşı ileri sürülebilir.
* AYNÎ HAKLAR: Eşya üzerindeki mutlak haklardır. Bu hakların çeşitleri Kanun’da teker teker sayılmıştır. Bu sebeble, kişiler Kanun’da sayılan Aynî Hakların dışında bir Aynî Hak türü icad edemezler.
AYNI HAKLAR NASIL KAZANILIR?
Söz konusu “Aynî Hak”, bir gayrimenkulle (taşınmazla) ilgili ise “Tescil” işlemi ile; bir menkulle (taşınırla) ilgili ise “Zilyedliğin Devri” ile kazanılır.
Başlıca Aynî Haklar şunlardır:
a) MÜLKİYET HAKKI: Şahsın, bir şey üzerindeki hâkimiyeti demektir.
Şey üzerinde, böyle bir hâkimiyeti olan kimse; o şeyden, Kanun çerçevesinde dilediği gibi tasarruf edebilir. * Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak Kamu yararı maksadıyla, Kanun ile sinırlandırılabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz (Any. m. 35, TMK. m. 683). Mülkiyet hakkı çeşitli şekillerde görülür:
* Taşınır (menkul) mülkiyeti: Kitap, kalem, elbise, otomobil gibi taşınır şeylerin üzerindeki mülkiyettir.
• Taşınmaz (gayrimenkul) mülkiyeti: Tarla, arsa, apartman gibi taşınmaz şeylerin üzerindeki mülkiyettir.
* Ferdi mülkiyet: Bir şeyin üzerindeki mülkiyet hakkının bir tek kişiye ait olması durumunda söz konusu olan mülkiyettir.
* Birlikte (Müşterek/Paylı) mülkiyet: Birden fazla kişinin, fiilen bölünmemiş paylanı oranında sahip olduklan mülkiyettir (TMK. m. 688).
• Elbirliği mülkiyeti (İştirak halinde mülkiyet): Birden fazla kişinin, aralarında daha önceden var olan bir temel ilişki sebebiyle, bir mala birlikte malik olmalan halinde sözkonusu olan mülkiyettir. Bu çeşit mülkiyet, sadece Kanun’un belirttiği hallerde sözkonusudur. Yani, taraflar anlaşarak böyle bir mülkiyet kuramazlar.
* Kat mülkiyeti: Bir binanın kat, daire, dükkân, depo gibi bağımsız bölümleri üzerinde kurulan ve arsa payı oranında anataşınmazdaki ortak yerlerle bağlantılı olan bir mülkiyet çeşididir.
b) İRTİFAK HAKKI: Sınırlı aynî haklardandır. Kural olarak, başkasına ait bir malı kullanma veya ondan yararlanma yetkisi veren bir haktır.
İrtifak haklan, bir gayrimenkul veya bir kişi yararına yahut düzensiz irtifaklar olarak kurulur.
C) İNTÍFA HAKKI: Başkasına ait bir taşınmaz, taşınır veya bir hak üzerinde tam bir yararlanma hakkı veren bir çeşit haktır.
d) SÜKNA HAKKI: Hak sahibine, bir evin tamamı veya belirli bir kısmı üzerinde oturma hakkı veren bir haktır.
e) REHİN HAKKI: Taşınır veya taşınmaz üzerinde, bir kimseye bir alacağını sağlamak maksadı ile kurulan bir haktır.
2. KİŞİLER ÜZERİNDEKİ MUTLAK HAKLAR
Bir kimsenin kendisi veya başkaları üzerinde sahip olduğu mutlak haklardır. Bunlar, kişilik hakki, velâyet hakkı ve vesâyet hakkıdır.
II — NİSBI (ŞAHSÍ, KİŞİSEL) HAKLAR Şahsa ve şahsiyete bağlı haklardır.
Herkese karşı ileri sürülemedikleri gibi herkes tarafından da ihlâl edilemezler.
Ancak, hak ilişkisinin tarafı olan kişiler tarafından ihlâl edilebilirler ve onlara karşı ileri sürülebilirler.
HAKLAR NASIL KAZANILIR?
2 şekilde kazanılır:
1. Aslından kazanma: Bir hakkın, doğrudan doğruya ilk sahibi tarafından kazanılmasıdır. Mesela, avcının, avladığı hayvan üzerindeki mülkiyet hakkı böyledir.
2. Devir yolu ile kazanma: Daha önce mevcut olan bir hakkın, başkasına usûlüne uygun bir şekilde geçirilmesi suretiyle mülkiyeti kazanmaktır. Mesela, satın alınan bir televizyonun alıcıya teslim edilmesiyle mülkiyet geçirilmiş olur.
HAKLAR NASIL KAYBEDİLİR?
Değişik şekillerde kaybedilir. Mesela; * Alım-satım sözleşmesi sonucu kaybedilir: Burada, alıcı hakkını devren kazanırken, satıcı hakkını kaybeder. * Terk yoluyla kaybedilir: Mesela, kullanılmış ayakkabıların terk edilmek gayesiyle sokağa bırakılması, ayakkabılar üzerindeki hakkı terk yoluyla kaybettirir. * Hak düşürücü süre ile kaybetme: Kanun, hakkın kullanılmasını belirli sürelerle kayıt etmiştir. Kanunun tanıdığı bu süre içinde hak kullanılmayacak olursa, kaybedilir.

